Blogları Arşivle Son 20 Yorum

  • Asgari ücret ve Aile geçimi

    Arkadaşlar size ufak bir ilkokul matematiği ile ülkemizin durumunu anlatacağım ben bir mühendisim ve önceki çalıştığım işletmede de 100 lerce işçimiz asgari ücretle çalışmakta bakın bakalım şimdi duruma,
    Hayalinizde bir adam yaratın ki!
    Asgari ücretle çalışmak zorunda olsun evli ve 1 çocuğu olsun....
    1) Bu vatandaşımızın evi gecekondu olsun ve kira vermesin....
    2) Elektrik ve suyu kaçak olarak kullansın ve hiçbirşey ödemesin....
    3) Ev telefonu ve cep telefonu ne kendisi ne de eşi kullanmasın.....
    4) Hiç bir kıyafet, ayakkabı vs almasın......
    5) Isınmak için dağa çıkıp odun kessin ve bunları yaksın......
    6) Eşinin ve çocuğunun da hiç bir ihtiyacını bu konularda karşılayamaz olsun.
    7) Hiç bir Sosyal Aktivitesi olmasın...
    8) İş yerine giderken çalıştığı işletmenin servisi alsın, diğer ihtiyaçları içinde yürüyerek ulaşımını sağlasın.
    9) Ailesi ve kendisi hiç hastalanmasın ve hiçbir ilaca gereksinim duymasınlar.
    10) Hiçbir temizlik malzemesi ihtiyacı olmasın....
    BU İNSANLARIN TEK İHTİYACI İSE KARINLARINI DOYURUP HAYATLARINI DEVAM ETTİREBİLMEK....
    Şimdi sondan başa doğru gelelim....
    Asgari ücret 435YTL
    güne bölersek ( ayda 30 çeksin birgün de torpil yapalım )
    435/30= 14.5 YTL
    3 öğün yemek yiyecek T.C Vatandaşımız için öğün başına;
    14.5 YTL /3 = 4.83 YTL
    3 kişilik bir aile olduğuna göre birey başına bir öğün için bütçemiz
    4.83/3= 1.61 YTL
    Gelelim Bu parayla karnımızı nasıl doyurabileceğimize
    (ile ve alacağınız ürünün kalitesine göre değişiklik gösterebiliyor) En ucuza yakın fiyatları varsayalım....
    1 Ekmek yaklaşık 50YKRŞ
    100 gr peynir yaklaşık 50ykrs
    2 domates 25ykrs
    50-60 gr zeytin 35ykrs
    TOPLAM = 1.60ytl
    Her öğün için karnını doyurabiliyorlar......
    Ne mutlu Mecliste Oturan Milletvekillerimize......
    Bende bir çok mühendis arkadaşım gibi şu anda işsizim, internet bazlı kendi çabamla karnımı doyuruyorum.
    Allah Herkese Sabır Versin......


    13 Kasım 2008 5:41:05 PM
    Bu içerik 56 gün önce yazıldı.
  • Godaddy promosyon kodlari [2008]

    kaliteli olanlar

    gdp0229d - $7.99 .COM Sale. Expires February 29, 2008

    gdm0716 5.99 .net buys, 7.95 .coms

    New Codes/Updated 1/12/08:

    cjcwinner - .COM Domain Transfers for $6.95/yr

    cjcdeal - 15% off on orders of $75 or more
    cjcdollar - $1 off Coupon
    cjchost - 20% off Shared Hosting Plans
    cjccoupon - 10% off Coupon

    OYH3 - $3 off / $6.95 any .COM (renewals too... just used it)
    BTPS7 - 20% any order of $50 or more
    OYH1 - 10% off whatever
    BTPS20 - 25% any order of $100 or more
    BTPS4 - 10% off anything
    OYH2 - $5 off a $30 purchase
    chill1 - 10% off
    chill2 - $5 off $30
    chill3 - $6.95 .coms
    hash1 - 10% off
    hash2 - $5 off $30
    hash3 - $6.95 .com registration
    gdd1101c - 10% off any order of $40 or more …

    14 Nisan 2008 2:39:32 AM
    Bu içerik 269 gün önce yazıldı.
  • Kelebek Etkisi Teorisi

    Biliyor musunuz; "Çin'de bir kelebek, bir çiçegin üstüne konarken kanat çirpti diye Karayip adalarinda firtina çikarmis."

     

    James Gleick'in Tübitak yayin­larindan çikan kitabi "Kaos"ta çagdas fizigin kavramla­rindan "Kelebek etkisi" söyle ta­nimlaniyor: "Bugün Pekin'de ka­natlarini çirpan bir kelebegin havada olusturdugu dalgalar gelecek ay New York'ta firtina sistemlerine dö­nüsebilir."

    Ayni yayinevinin "Rast­lanti ve Kaos" adli kitabi ise Edward Lorenz'in "kelebek etkisi" kavramini "Bir kele­begin kanat çirpmalari bile belli bir süre sonra atmosfe­rin durumunu tümüyle degisti­rebilir" diye açikliyor.

    "Kaos teorisi"ne bulasmamin ne­deni atv'de izledigim bir haber...

    Haberde, Agansoy cinayetinin sanigina olay mahallinde tatbikat yaptiriliyordu. Genç sanik, tatbi­katta nereden nasil ates ettigini, yüzünde daimi bir te­bessümle anlattiktan sonra minibüse bindirilirken yük­sek sesle aynen söyle bagirdi:

    "Çin'de bir kelebek, bir çiçegin üstüne konarken ka­nat çirpti diye Karayip adalarinda fir­tina çikarmis."

    Inanmasi zordu ama, olsa olsa Er­dal Inönü'nün agzina yakistirabilecegimiz bu cümle, elleri kelepçeli bir mafya cinayeti saniginin dilinden dö­külüyordu.

    Daha da ilginci "teori" birkaç gün sonra "pratik"e dönüstü ve kelebegin kanat sesleri ülke çapinda bir firtina­ya dönüstü.

    Kaos ise kapida...

     

    * * *

     

    Kelebek etkisini yaratan seye ister Susurluk kazasi deyin, ister Çakici'nin "Elimdeki bantlar hükümeti devirir" tehdidi, isterseniz Korkmaz Yigit'in itiraf kaseti; sonuç ortada: Kuram isledi ve hükümet için geri sayim basladi.

    Ankara'da binbir senaryo gezmiyor. Ancak demok­ratik teamüller uygulanirsa ne yapilmasi gerektigi orta­da... Demirel'in görevi Meclis'te en çok sandalyesi bulu­nan partiye, yani Fazilet Partisi'ne vermesi gerekiyor. Ancak Refah'in gidis kosullari düsünülürse Faziletli bir koalisyona kimse olur gözüyle bakmi­yor. Tersine son günlerde adeta çe­telerle mücadele, Fazilet'e yönelik operasyonla elele yürüyor. Kork­maz Yigit ve Melih Gökçek ayni günlerde gözaltina aliniyor. Re­fah'in yönetici kadrosuna si­yaset yasagi konulduktan sonra yerlerine gelmesi bek­lenen genç kusak da siyaset disina sürükleniyor.

    Ankara Belediye Baskani Melih Gökçek Emniyetteyken kendisini kusatan kameralara "Gözlerime bakin ne demek istedi­gimi anlarsiniz" diye bagiriyordu. Bu, 27 Mayis'tan sonra yapilan anayasa re­ferandumunda, siyaseten yasakli DP'lilerin propaganda sloganiydi ve "Ben konusamiyorum, ama siz 'hayir' deyin" anlamina geliyordu.

    Simdi o 27 Mayis'tan sonra bu yilin 27 Mayis'ini hatirlayalim.

    O günkü gazetelerde MGK'nin seriatla ve çetelerle mücadele konusunda hükümete tam destek verdigi ha­beri vardi. Belki de kelebek ilk kez o gün kanat çirpmis­ti. 30 Agustos'ta komuta kademesi degistikten sonra Genelkurmay Baskani, Emniyet Genel Müdürü'nü ziya­ret etmisti. Onu birer gün arayla Genelkurmay Ikinci Baskani, Jandarma Genel Komutani ve Kara Kuvvetleri Komutani izlemislerdi. Ardindan da 3. Kolordu Komu­tani, Istanbul DGM Bassavcisi'ni ziyaret etmisti. Bu alisilmadik ziyaretlerle komutanlar, Emniyet ve yargiya ka­muoyu önünde açik destek vermislerdi.

    O günden sonra DGM kapisinda hiç alisilmadik çeh­releri görmeye basladik: Süslü püslü mankenler, sik isa­damlari, büyük kentlerin belediye baskanlari sirayla davet edildiler. Korkmaz Yigit'in tabiriyle "siyasetin kim­yasi bozuldu."

    Seçime bes ay kala yasanan bu hareketlilik, gelecek dönemin bir altyapi çalismasi olarak da görülebilir. Hem siyasi dengeleri, hem sermaye yapisini, hem de medyada konjonktürü yeniden belirlemeye dönük bir operasyo­nun isaretleri...

    Peki kelebegin kanat çirpislariyla atmosferin duru­mu tamamen degisir mi?

    Olabilir.

    Yalniz "kelebek etkisi"ne umut baglayanlarin hiç unutmamalari gereken bir sey var:

    Teoriye göre firtina bir kez patladi mi kaosu engel­lemek mümkün olmuyor.                   

    14 Nisan 2008 2:39:32 AM
    Bu içerik 269 gün önce yazıldı.
  • [1]
YUKARI